Eveet, bir Perry Blake yazısı yazdığıma göre çok özen göstermeliyim..Öncelikle 'İf you don't want me'yi açalım.
Ah, evet, o meleksi ses.... tamam şimdi devam edilebilir.
Perry Blake nasıl anlatılır ki?
Bir müzisyenden çok, bir psikolojidir Blake.
Bir ruh halidir...
Yağmurlu bi havada pencereden dışarı bakarsınız da iç çekersiniz ya,
Ya da her işinizin kötü gittiği bi günde, herkese kötü davranırsınız da sonra daha çok üzülür, pişman olursunuz, kendinize kızarsınız.
Onun gibi bir histir bu adam.
Sadece resmine baksanız bile içinizi bi hüzün kaplar.
David Sylvian'a, Bowie'miz canımıza ve Morrissey'e benzetilebilinir.
Onlar kadar muhteşemdir.
Ama çok başkadır.
Hoş yukarıda sayılan isimlerin hepsi çok başkadır.

Özellikle ilk iki albümü, 'Still lives' ve 'California'yı şiddetle tavsiye ederim..
Ama ne olursa olsun başlanmalı, herkes dinlemeli Perry'i.
Yakanızı bırakmayacağım, yeni yazılarla geri döneceğim şimdilik bu kadar.
Bu blue adam dinlenmeli..
Perry Blake, Perry Blake, Perry Blake...
işte bunlar da özel seçilmişler :
Perry Blake : Still Lives
''What is his name? Doesn't have to have a happy ending.
what is his name? Baby i´m a happy shadow...''
Perry Blake : If You Don't Want Me
''If you don't need me, then let me go.'' :(
Bunların dışında upload etmeye üşendiğim ama çok güzel olan şarkıları :
1971, No Lullabies, This time it's goodbye, We couldn't decide, California ve Gemini... böyle uzar gider.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder